Avrupa'nın En Güzeli: PARİS

14/10/2018

Fransa' da daha önce birkaç kez Paris, Lyon, Nice ve Monaco olmak üzere hep şehir gezileri yapmıştık. Ancak bahardan yaza geçişte Fransa' nın güneyindeki Provence bölgesinin köylerini ve birkaç yüzyıl önce bu bölgeleri yöneten derebeylerinin meşhur şatolarını gezme fikriyle oluşan gezi planımızı 2017 haziranında uygulamaya koyabildik.

Paris'ten başlayan Fransa gezimiz, Orleans ve Blois’ e uğrayıp Amboise’ de bir gece konaklayarak Bordeaux' ya geçip şarap bağlarının olduğu köyleri dolaşıp oradan Carcassonne, Avignon güzergahını izleyerek Province bölgesini gezerek Lyon' da son bulacak.

Seyahat yazımızı Paris, Bordeaux ve çevresi, Provence bölgesi olmak üzere 3 başlıkta bulabilirsiniz.


Paris: Bu seyahatimizde Paris için, 3 günlük yeme-içme, alışveriş, keyif turu gerçekleştirmemize rağmen daha önceki seyahatlerimizde şehrin altını üstüne getirdiğimizden Paris'te gezilecek yerlerin tümünden bahsetmeye çalışacağım.

 

Bence Paris’e hakkını vermeye yakın dolaşabilmek için minimum 5-6 günlük bir plana ihtiyaç var. Siz sürenize göre aşağıdaki gezilecek yerlerden istediklerinizi seçerek planlamanızı yapabilirsiniz. Aslında sadece Paris için bile birçok café ve restoranı deneyimlemek, modaya yön veren lüks mağazalarına girip son trend ürünleri görmek, sokaklarını keşfetmek ve yaşamı gözlemlemek bu sürede olacak gibi değil. Paris, mimarisi, geniş bulvarları, parkları, lezzetli yiyecekleri, tarz sahibi insanları ve eğlenceli gece hayatı ile oldukça alımlı bir büyük şehir. Bu yüzden de Bangkok ve Londra’ nın ardından dünyanın en çok turist çeken 3. Şehri durumunda. Maddi sıkıntı yoksa yaşamak için en güzel şehirlerden birisi diyebilirim.

THY, İstanbul' dan Paris Charles De Gaulle havaalanına (CDG) günde yaklaşık 6 uçuş, Atlasglobal ‘ de 2 uçuş yapıyor. CDG' ye indiğinizde şehre gidebilmek için birçok alternatifiniz var.

Tren ile ulaşım: Terminal 2'deki RER tren hattını kullanmak en hızlı seçenek. Şehir merkezine 35 dk süren yolculuk ücreti tek yön 9,75 eur (2018 ekimde yetişkin: 10,30 eur, 4-9 yaş çocuk: 7 eur). Bu biletle zone 1-5 metro hatlarına aktarma yapıp metro yolculuğu da yapabiliyorsunuz.
Seine nehrinin kuzeyinde kalıyorsanız Chatelet Les Halles, güneyinde kalıyorsanız St-Michel Notre-Dame istasyonları, kalacağınız yere göre metro aktarmasını yapabileceğiniz birkaç hattın geçtiği büyük istasyonlar. 

Otobüs ile ulaşım: Terminal 1 ve 2' den kalkan RATP tarafından işletilen Roissybus, non-stop Opera binasının bulunduğu Palais Garnier' e gidiyor. Le Bus Direct'in işlettiği otobüslerde line 2, Place de L'Etoile ve Eiffel Kulesine Line 3, Paris Orly havaalanına Line 4, Gare Montparnasse ve Gare de Lyon tren istasyonuna gidiyor.

Taksi ile ulaşım: CDG' den şehir merkezi taksi ücreti yaklaşık 60-80 eur arasında gideceğiniz yere göre değişiyor. Süre olarak trafiğin yoğunluğuna göre ortalama 45 dk sürüyor diyebiliriz.

Terminaller arası ücretsiz olarak CDGVAL otomatik tram shuttle ile yolculuk yapılabiliyor. 

Eğer seyahatiniz Disneyland Paris' e ise her üç terminalden kalkan Magical Shuttle ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

Terminal 2' de aynı zamanda TGV istasyonu olup buradan trenle Lille, Strasbourg, Dijon, Lyon, Marseille, Montpellier, Toulouse, Bordeaux, Nantes, Rennes, Toulon ve Belçika'nın başkenti Brüksel' e trenle gidebilirsiniz.

 

CDG Havaalanı: Paris' in kuzeyinde aynı zamanda Roissy Airport olarak da bilinen, 1966 yılında açılan Fransa'nın en büyük havaalanı, ismini 1974 yılında, 1959-1969 yılları arasında başkanlık yapan Charles de Gaulle' den alarak değiştirmiş. 2017 yılındaki 69,5 milyon yolcu sayısıyla dünyanın 10., Avrupa'nın Londra Heathrow' dan sonra en yoğun 2. havaalanı. Air France, Delta Airlines ile low cost Vueling ve Norwegian Air Shuttle burayı hub olarak kullanıyormuş. 

2016 yılında CDG’ den yolcu yoğunluğu ilk 10 sıralaması: NYC, Londra, Barselona, Dubai, Amsterdam, Roma, Montreal, Madrid, Frankfurt ve İstanbul olarak sıralanıyor.  

 

Orly Havaalanı: Eğer Paris’ in güneyinde kalacaksanız Orly havaalanı size daha uygun olabilir. Kontrol etmenizde fayda var. Pegasus günde 2 uçuş yapıyor, THY ve Atlasglobal’ in bu havaalanına uçuşu yok.

Ulaşım: Orlyval ve RER Line B kombinasyonu ile şehre 13,25 euro’ ya ulaşabilirsiniz. Orlybus ile 8,70 euro ile daha uygun fiyatlı ulaşım alternatifi mevcut.

 

Gezilecek Yerler:

1. Louvre Müzesi (Musee du Louvre): Dünyanın en büyük müzesi olan Louvre, 2016 yılında 7,3 milyon ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen 3. müzesi olmuş. 12. yüzyılın sonlarında kale olarak inşa edilen Louvre sarayı kentin genişlemesi sonucu savunma işlevini yitirir ve 1546 yılında 1. Francis tarafından Fransız Krallarının konutuna dönüştürülür. 1682' de 14. Louis, Paris' in biraz dışındaki Versailles Sarayı'na taşınınca 1692 yılından itibaren eski Yunan ve Roma heykel koleksiyonunu içeren kraliyet koleksiyonunu burada sergilemeye başlamış. Fransız devrimi sırasında Ulusal Meclis Louvre' u ulusun başyapıtlarını sergilemek için müze olarak kullanılmasına karar vermiş. Müze, 1793 yılının ağustosunda 537 tablo ve 184 objenin sergilenmesiyle açılmış.

 

Müzenin koleksiyonu Napolyon zamanında büyümüş ve ismi de Napolyon Müzesi olarak değiştirilmiş ancak Napolyon'nun yönetimden gitmesiyle ordu tarafından el konulan birçok eser orjinal sahiplerine iade edilmiş.

Louvre, 7 bölümden oluşuyor: Resim, heykel, doğu sanatları, Mısır sanatları, Yunan sanatları, sanat eserleri ve desen bölümleri.

Louvre müzesi önündeki cam piramit, Fransa Başkanı François Mitterrand' ın başlattığı Grand Louvre projesi kapsamında 1989 yılında tamamlanmış.

 

Pazartesi-perşembe-cumartesi-pazar 9:00 - 18:00, çarşamba ve cuma 9:00 - 21:45 saatleri arası ziyaret edilebilir. Salı günleri müze kapalı. 

Louvre giriş ücreti: kapıda 15 euro, online 17 euro (hızlı giriş dahil). Ekim-mart ayları arasında her ayın ilk pazar günü ile 14 temmuz Bastille gününde tüm ziyaretçilere ücretsiz. Ayrıca her cuma 18:00' den sonra 26 yaşının altındaki tüm ziyaretçilere de ücretsiz.

Ulaşım: Metro Line 1 ve Line 7 ile Palais-Royal Musee du Louvre metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

2. Musee d’Orsay (Orsay Müzesi): Seine nehrinin güney kıyısında Louvre müzesinin karşısında yer alan eski tren garından müzeye dönüştürülen Orsay müzesi, 1898-1900 yıllarında gar olarak inşa edilmiş 1986 yılında da müze olarak hizmet vermeye başlamış. Müze olarak açılışı Fransa cumhurbaşkanı François Mitterrand tarafından yapılmış. 

Orsay müzesinde resim sayısı olarak Redon 106 eser, Monet ve Carriere 86 eser, Renoir 81 ile başı çekmektedir.

 

Fotoğrafta dilek köprüsünden geçerken çatısı görünen bina.

 

Salı-perşembe-cuma-cumartesi-pazar 9:00 - 18:00, çarşamba 9:00 - 21:45 saatleri arası ziyaret edilebilir. Pazartesi günleri müze kapalı. 

 Orsay giriş Ücreti: 14 euro. Çarşamba günü hariç hergün 16:30 sonrası, çarşamba günü 18:00 sonrası giriş 11 euro. Her ayın ilk pazar günü tüm ziyaretçilere ücretsiz.

Ulaşım: Metro Line 12 ile Solferino metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

3. Musee de l'Orangerie (Orangerie Museum): Seine nehrinin kenarında, Tuileries Sarayı Bahçesinde, Concorde meydanının güneybatı girişindedir.  Müze binası 1852’de tamamlanmakla birlikte 2. Imparatorluk döneminde bahçedeki soğuğa dayanıksız bitkilerin kış aylarında korunması için kullanılmış, sonraki dönemlerde depo, kışla, konser salonu, spor salonu olarak kullanılmıştır. 1927 yılında Claude Monet, Nilüferler serisi olarak bilinen 8 büyük resmini bu binada sergilenmek üzere Fransa devletine hediye etti. O günden sonra giderek büyüyen koleksiyonla gelişmiş olan müze, Monet’in Giverny’deki evinin bahçesindeki göleti kaplayan nilüferleri resmettiği 250 civarındaki tablonun 60 tanesi 1999 yılındaki bir sergide farklı ülkelerden toplanarak burada sergilenmiş. Monet yanında farklı ressamların da eserlerinin

Pazartesi-Pazar 9:00-18:00 arası ziyaret edilebilir. Salı günleri kapalı.

l'Orangerie giriş ücreti: 9 euro. Her ayın ilk pazar günü tüm ziyaretçilere ücretsiz.

Ulaşım: Metro Line 1-8-12’nin ortak durağı olan Concorde metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

4. Museum National d’Histoire Naturelle (National Museum of Natural History): Amerika veya İngiltere’ deki  doğal tarih müzelerini ziyaret etmediyseniz Paris’te etmenizde fayda var.  Farklı bölümleri var ve farklı giriş ücretleri uygulanıyor. www.mnhn.fr/en/visit/tickets  adresinden fiyat bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Ulaşım: Metro Line 7 ve 10 üzerindeki Jussieu metro istasyonundan veya Line 5 ve 10’nun kesiştiği Gare de Austerlitz istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

5. Musee Picasso (Picasso Müzesi): Picasso’nun eserlerinin sergilendiği adını taşıyan 5 müze bulunmaktadır. Bunlar, Barselona, Malaga, Paris, Münster ve Antibes’ tedir. İlki 1963 yılında Barselona’ da açılmış. Paris’ teki müze Marais bölgesinde 1985’ te açılmış ve üç binden fazla eserle hizmet veriyor. Müze, ‘Tuzlu Bina’ anlamına gelen Hotel Sale’ de yer alıyor. Bina ismini, tuz vergisi toplayarak zengin olan ve 1656-1659 yılları arasında binayı yaptıran  Pierre Aubert’ ten almıştır. Çeşitli kereler el değiştiren bina 1671 yılında Venedik elçiliği, 1815’ te okul binası olmuştur. Ünlü fransız romance Balsac bu okulda okumuş. Paris Belediyesi’nin 1964 yılında aldığı bina, 1968’ de tarihi anıt statüsüne alınmış. 1974-1980 arasında restore edilmiş ve sonra da Picasso müzesi olarak seçilmiş. Picasso, kendi eserlerinin en büyük koleksiyoneri olarak bilinir, bunun yanında Cezanne, Degas, Matisse gibi sanatçıların da tablolarını içeren sanat koleksiyonu var ve burada bunların bir kısmı sergilenmekte.

Salıdan cumaya 10:30-18:00 arası, cumartesi ve pazar 9:30-18:00 arası ziyaret edilebilir. Pazartesi günleri kapalı.

Giriş ücreti: 12,50 euro. Her ayın ilk pazar günü tüm ziyaretçilere ücretsiz.

Ulaşım: Notre Dame kilisesinin kuzey doğusunda kalıyor. Adres: 5 Rue de Thorigny, Paris.

Metro Line 11 Rambuteau istasyonu, Line 8 Filles du Calvaire ve Chemin Vert istasyonları arasında kalmaktadır.

 

6. Notre Dame Katedrali (Notre-Dame Cathedral): 

Meryem Ana’ ya ithafen ismi verilmiş, Seine nehri kıyısında Gotik mimariye sahip, oldukça turistik Roma Katolik katedrali olarak kullanılan dünyaca ünlü katedral. Çevresinde gezip görülecek birçok ara sokak, bu sokaklarda birçok turistik eşya satan dükkan, sokak sanatçıları, gösteriler olan büyük bir meydanı olan aktivitesi bol bir bölgede ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir.

 

1160 yılında yapımına başlanan katedral kısım kısım tamamlanarak son haline 1345 yılında gelmiş. Louvre Müzesinden yürüyerek ulaşılabilir, nehrin güney kısmına geçtiğinizde de Lüksemburg Bahçesine veya restoranların, cafelerin bulunduğu Saint Germain bölgesine yine yürüyerek gidebilirsiniz.

 

7. Saint-Germain Bölgesi (Latin Quarter): Paris’ in 6. Bölgesindeki entellektüellerin, ressam ve yazarların takıldığı yaşadığı tarihi mekanların bulunduğu bir mahalle diyebiliriz. Buradaki café ve restoranlarda zaman geçirebilir, ara sokaklarında dolaşabilir, alışveriş yapabilirsiniz. Örneğin 1812’de kurulmuş buradaki yerine de 1873’te geçmiş Les Deux Magots Café, Moskova doğumlu Fransız yazar Elsa Triolet ve şair – yazar eşi Louis Aragon, Picasso, Hemingway gibi sanatçıların uğrak yeri olmuş tarihi bir café’ dir.

 Hemen yanında Café de Flore bulunur ki bu da aynı şekilde ünlü yazar ve varoluşçulara ev sahipliği yapmıştır. Zamanında Jean Paul Sartre’nin evini ısıtacak parası olmadığından yazılarını yazmaya geldiği, günümüzde burjuvazinin rağbet ettiği, tuvaletlerinde el kremleri bile bulunan fiyatları artan euro kuru ile uçuk hale gelen (cappuccino: 7,20 eur, kruvasan: 2,70 eur, profiterol: 15 euro, kadeh kırmızı şarap: 8,70-13,70 euro vb) görülesi café’ dir. Shakespeare&Company, 60 yıldan fazladır bağımsız bir kitapevi ve café olarak latin quarter’ da yer alıyor. Bu bölgede hafta sonları birçok sokak gösterisi, müzik dinletisi, sergi vb aktiviteler gerçekleşmektedir. Keyfinin çıkarılması gereken bölgelerden biridir.

 

 

8. Le Jardin du Luxembourg / Jardin des Tulieries: Paris, birçok büyük parka ev sahipliği yapıyor. Bunlardan öne çıkanlardan ikisi Lüksemburg bahçesi ve Tulieries bahçesidir. Özellikle hafta sonları bir çok Parislinin yürüyüş, koşu, piknik ve aktivite için tercih ettiği müthiş park diyebiliriz. Eğer güneş de kendini göstermişse ortasındaki havuzun etrafındaki sandalyelerde huzurla güneşlenen, yayılan insanları, etrafta eğlenen çocukları görmek Türkiye’ de hissedemeyeceğiniz bir rahatlığı bünyeye verecek sizi stresten arındıracaktır. İyi bir havada, yine bir fransız bageti ve içeceğinizle bir tanesine gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.

 

 9. Sacre-Coeur Bazilikası: 

Montmartre bölgesindeki görkemli ve her daim kalabalık kilisedir. Paris’ in en yüksek bölgesi olan sanatla içiçe Montmartre‘ de bulunan kilisenin önündeki çim bahçede oturarak Paris’I seyredebilir, manzaraya karşı lezzetli fransız ekmekleri ile yapılmış sandviçinizi afiyetle yiyebilirsiniz.  Ressam tepesi olarak da anılan tepede manzara seyrinin sonrası Bazilikanın arka sokaklarında kalabalığa karışabilir, hediyelik eşya peşinde koşabilir veya sokak gösterilerini seyredebilirsiniz. Yorulduğunuzda oturabileceğiniz karakteri olan birçok café mevcuttur.

1874 yılında Fransa-Prusya savaşında hayatlarını kaybeden Fransızlar anısına Fransız meclisinin kararıyla yapılmaya başlanan ve yapımı 40 yıl süren basilikada başlangıcından tamamlanıncaya kadar 5 farklı mimar çalışmış. Maliyetin tamamına yakınını halk üstlenmiş ve 1914 yılında açılmış.  Haç şeklinde olan kilisenin inşasında Roman, Bizans ve Ayasofya mimarisinden esinlenilmiş. İçindeki kubbede, 475 m2 lik Fransa’nın en büyük İsa’nın Sacre Cour anlamına gelen Kutsal kalbini yücelten mozaiği mevcuttur. Bu kilise aynı zamanda haç yeridir.

Hergün sabah 6:00-22:30 arasında açıktır. Giriş ücretsizdir.

Ulaşım: Metro Line 12 ile Abbesses veya Line 2 ile Anvers metro istasyonlarından ulaşım sağlayabilirsiniz. Anvers’ te inerseniz yürümeye alternative finükiler ile de çıkabilirsiniz.

 

10. Moulin Rouge (Kırmızı Değirmen): Sacre Coeur’a gittiyseniz yokuş aşağı yürüyerek Paris’ in 18. Bölgesinde bulunan Moulin Rouge’a  gelebilirsiniz. 1889 yılında inşa edilmiş, fransız kan kan dansıyla ünlenerek Fransız kültüründe sembolleşmiş bir kabare olan Kırmızı Değirmen, elit erotik şovları, yetişkinlere yönelik orjinal gösterileri, farklı mimarisi ve yaşayan bir müze olarak turistlerin uğrak yeri haline gelmiş. En azından dışından görmek, fotoğraf çekmek ve bölgeyi gezmek için ziyaret edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

 

Bütçe ayırabilirseniz ki kişi başı 77 euro – 450 euro arasında değişen farklı içerikli seçenekler mevcut (yemekli-yemeksiz, VIP vb gibi) çok şık bir ortamda eğlenceli bir gösteri de seyredebilirsiniz.

 

Gösteri programı gecede 3 kere, yemekli seçenek 19:00 da başlıyor.  21:00 ve 23:00 de yemeksiz olarak daha ekonomik seanslar var. Bazı tarihlerde de 13:00 ve 14:45’ te başlayan matineler mevcut.

Ulaşım: Metro Line 2 ile Blanche metro istasyonu ile tam önüne veya Line 12 ile Pigalle istasyonu ile ulaşabilirsiniz.

 

11. Eyfel Kulesi (La Tour Eiffel): İçinde Paris geçen her filmde gördüğümüz anlatmaya gerek olmayan Fransa’ nın sembolü. Yine müthiş bir parkın önünde müthiş bir anıt yapı. Her saat başı 5 dk’ lık ışık showlarını seyredebilirsiniz.

116 metre yükseklikteki 2.kata çıkış ücreti asansörle 16 euro, yürüyerek 10 euro. 276 metre yukarıdaki tepesine çıkış ücreti asansörle 25 euro yürüyerek ve asansör karışık 19 euro olup para basan yapıttır.

 

 

12. Petit Palais (Paris Güzel Sanatlar müzesi): Paris’ in 8. Bölgesinde, Champs-Elyses ile Seine Nehri arasında yer almakta olan 1900 yılında fuar ve serge sarayı olarak inşa edilmiş 1902 yılında müze olmuş tarihi binadır.

Salıdan pazara 10:00-18:00 arası ziyarete açıktır. Cuma günleri kapanış 21:00. Pazartesi günü kapalı.

Giriş, kalıcı kolleksiyonu için ücretsizdir. Geçici , sureli gelen sergilerde giriş ücreti uygulanıyor.

Jardin des Tuileries:

Ulaşım: Metro Line 1-8-12’ nin kesiştiği Concorde istasyonundan veya Champs-Elysees üzerindeki Line 1-9’un kesişimi Franklin D. Roosevelt istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

13. Avenue des Champs-Elysees (Şanzelize Caddesi): Zafer Takı ve Concorde meydanı arasında kalan 1,9 km uzunluğunda 70 metre genişliğinde dünyanın en ünlü caddelerinden biridir. Geniş kaldırımları ile rahatça yürüyebildiğiniz, acıktığınızda bir restoranında birşeyler yiyip sonrasında alışveriş yapabileceğiniz yarım gününüzü rahatça geçirebileceğiniz Paris’ in Eyfel gibi sembollerinden biridir. Markaların flagship mağazaları ile turistik restoran, cafelerin olduğu cadde Louis Vuitton ,Cartier, Guerlain, Ferrari vb lüks mağazalara da ev sahipliği yapmaktadır. Meşhur Le Lido ve Le Crazy Horse kabareleri, Laduree pastanesi, Fouguet’s restoran gibi ünlü ve dünyaca bilinen fransız markalarını bu caddede bulabilirsiniz.

 

14. Zafer Takı (Arc De Triomphe): Champs-Elysees’ e gitmişken yorulmadan yukarıya doğru yürüyüp görülmesi gereken 49 metre yüksekliğindeki 12 caddeyi birbirine bağlayan büyük bir döner kavşakta olan Napolyon’nun isteğiyle 1836 yılında açılmış anıttır. Altında, 1. Dünya Savaşı’nda ölen fransız askerler için meçhul asker mezarı bulunuyor. Bu arada, mezarın üstündeki alev 1923 yılından beri hiç sönmeden yanıyormuş.

Ulaşım: Metro Line 1-2-6 kesişimindeki Charles de Gaulie-Etoile metro istasyonundan ulaşılabilir.

 

 

 

15. Opera Garnier (Palais Garnier): 1875 yılında tamamlanmış olan bina 1923 yılından beri Fransız Tarihi anıtlar listesinde yer alıyor. Bu anlamda görülmesi gereken binalardan biri. Zaten, meşhur Galeries Lafayette ve Primtemps katlı mağazalarına alışveriş için veya gezmek için Haussmann caddesi üzerindeki bu alışveriş bölgesine gidecekseniz aynı bölgede yer aldığından Opera binasını da görmüş olacaksınız.

Ulaşım: Metro Line 3-7-8’ in ortak durağı Opera metro istasyonu ile ulaşılabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

16. Boulevard Haussmann: Her daim kalabalık alışveriş bölgesi diyebiliriz, dev blok blok Lafayette katlı mağazasını veya Primtemps’ i gezmek birkaç parça alışveriş etmek, birşeyler atıştırmak için gittiğinizde yine en az yarım gün harcayacaksınız. Yine bu bölgedeki güzel caddelerde kendinizi kaybedip dolaşabilirsiniz.

 

 17. Seine Nehri Turu: Hava güzelse, Eyfel - Notre Dame Kilisesi arasında 1 saatlik keyifli bir nehir turu veya isterseniz canlı müzik eşliğinde öğle ve akşam yemekli daha uzun süren turlar veya şampanya ikram edilen tur da alabilirsiniz. Her gün 9:30 - 22:30 arasında, yüksek sezonda her yarım saatte bir  düşük sezonda 40-45 dk. da bir tekne hareket ediyor. Birkaç farklı tur şirketi var, yemeksiz tur fiyatları kişi başı 13-15 euro arasında tur şirketlerine gore değişiyor. Yemekli seçenekler 27,50 euro – 75 euro arasında birçok seçenek barındırıyor.

 

18. Hop on Hop off turları:  Çok yorulmadan birçok noktayı göreyim, sonra detaya girerim derseniz 1 veya 2 günlük tur alabilirsiniz. Bigbus tur firmasının sabah ilk hareketi Eyfel kulesi durağından 9:30’ da başlıyor.  

1 günlük bilet fiyatı: Yetişkin: 34,20 eur, çocuk:16,20 eur (Nehir turu ilaveli: 42,30 eur / 20,70 eur)

2 günlük bilet fiyatı: Yetişkin: 37,80 eur, çocuk: 18 eur (Nehir turu ilaveli: 45 eur / 22,50 eur)

Otobüslerin route bilgisine ve detaya https://www.bigbustours.com/en/paris/paris-bus-tours/ adresinden ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda daha sofistike otobüs turları da var. Yemekli turlar, çay partili turlar gibi. Bu alternatiflerden de seçme şansınız var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

19. Cimetiere du Pere-Lachaise (Pere-Lachaise mezarlığı): 20. bölgede bulunan, 1807 yılında açılmış 1817 yılında Pierre Aberald, Moliere ve Jean de La Fontaine’ nin mezarlarının taşınmasıyla popüler olan mezarlık. Sonrasında Balzac, Chopin, Oscar Wilde gibi bir çok ünlünün mezarı burada yer almıştır. Bu yüzden oldukça çok ziyaretçisi vardır ve Paris içinde özel turistik turlar düzenlenmektedir.

Ulaşım: Metro Line 2 ve 3 kesişimi Pere Lachaise metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

 

20. La Defense (İş merkezleri): Paris' in 3 km batısında yer alan ana iş merkezi diyebiliriz. Champs Elysees' den Zafer takına doğru devam edip Seine nehrini tekrar geçtiğinizde görebileceğiniz bölge. Modern yüksek binalar, geniş bulvarları ile bir çok iş yerini barındırıyor. Eğer hafta sonu için tatil planı yaparsanız, 2-3 metro durağı daha giderek merkeze göre hem yeni hem de daha ekonomik konaklama yapabileceğiniz otelleri bu bölgede bulabilirsiniz.

 

 21. Versailles Palace (Chateau de Versailles): Paris’ in 22 km güney batısında  yer alan günümüzde müze olarak kullanılan saray. Enteresan bir bilgi olarak, yapıldığı dönemde banyo ve tuvaleti olmayan sarayda asiller sıkıştıklarında istedikleri yerde ihtiyaçlarını gideriyormuş, çalışanlar da lazımlık kullanarak bunları oda pencerelerinden dışarı atıyorlarmış. Nereden nereye diye günlerce düşünebilir, biz nerede yanlış yaptık da böyle oldu diye yine günlerce konuşabiliriz. Şehir dışında olduğundan tatil sürenize göre ziyaret planlanabilir.

 

Yemeden dönmeyin:

Baget ekmeklerinden ve farklı peynirlerinden yiyin.

Ladurèe' de ekler yiyin

Anavatanında macaron tadın

Crème Brulèe yiyin

Midye çorbası için

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Avrupa'nın En Güzeli: PARİS

Japonya'dan akılda kalan 10

Japonya'ya taşınalım mı?

Japonya'ya giriş

Mexico City: Taco, tequila ve tarih şehri

1/1
Please reload

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Broklyn Köprüsü
Gece Şehir Trafik
Çöl yolu
Rio de Janeiro at Night
Gün batımı kanat
  • Black Facebook Icon
  • Black Google+ Icon
  • Black Instagram Icon